Ne yaparsanız yapın hayatın akışını değiştiremezsiniz. Bu kadar iddialı olmamak lazım diyenlerdenseniz emin olun beni tanımıyorsunuz. Kontrollü alanları seven, plan yapmak için yaratılmış, her detayı suyunu çıkarıncaya kadar düşünen; sırf bu yüzden mükemmeli ararken hüsrana uğrayan ben söylüyorum. Tecrübeyle sabit… Hayatın akışını değiştiremezsiniz. Aksine akışa uyum sağlayarak hareket etmek zorundasınız. Önemli olan bu akışın sizi ne kadar savurup ne kadar toparlayacağı…
Hepimiz çocuklarımız için muhteşem bir gelecek planlıyoruz. Hepsi birer mühendis, doktor, avukat olacak. Son dönemlerin popüler tanımlamasını kullanayım ben de Ya he he…. Hayal edin. Çünkü yeni nesil aksiyonu bol, çalışması az, emeği sıfır işler hayal ediyor. Ve en önemlisi bu hayallerinin uğruna yanlış adımlar atıyor.
Ailem de benim için hayaller kurmuştu. Herkes gibi… Annemin hayali doktor; babamın hayali ise avukat olmamdı. Sonuç ne mi oldu? Arıza olmak zorundayım ya, inat olacağım ya… Neden tercih ettiğime dair hiçbir fikrim olmayan Radyo TV ve Sinema mezunuyum. Pişman mıyım? Asla… Kendime ancak bu kadar uygun bir meslek seçebilirdim ancak bir farkla. Sadece okul döneminde mezun olduğum iş alanında çalıştım. Geriye kalan 20 yıllık iş hayatımın tamamı günümüzün popüler tanımlamasıyla Kurumsal İletişim…
Gelelim çocuklarıma. Onlar için tek bir hayalim var. Gerçekten istedikleri ve çok mutlu olacakları bir meslek seçsinler ve babamın hep dediği gibi bu mesleği arkalarından laf saydırmadan, kul hakkı yemeden, lafı dolandırmadan, kimseye zarar vermeden hakkıyla yapsınlar. Büyük oğlanın hayalleri bile kendi gibi. Aynı anda hem başbakan hem ressam hem de futbolcu olmayı planlıyor. Hevesini kırmak istemiyorum ama adam kullanmaya bu kadar bayılan bir çocuğun gelecekte bunların hiçbiri için emek harcayacağını sanmıyorum. Neyse… Klasik anne olayım bende Benim oğlum hepsini yapar dese de dış sesim. İçimdeki sesin yanıtı çok net: Ya he he…