Hayatımızın Odağındaki Problem: Laktoz İntöleransı…

30 yaşına kadar hiç duymadığımız laktoz intöleransı problemi, 30’undan sonra hayatımızın tam ortasına hem de küt diye oturuverdi. Çünkü büyük oğlumun ne yaparsak yapalım dinmeyen, komşuları bile kapıya kadar getirip ‘sen bu çocuğu kesin düşürdün, yoksa böyle ağlamaz’ diyerek hesap soracak hale getiren ve beni çıldırtan laktoz intöleransı hayatımın dönüm noktası oldu…

Anne çocuk sağlığına meraklı olan ben oğlumun aldığı laktoz intöleransı tanısının ardından araştırmanın suyunu çıkaran bir anneye dönüştüm. Nasıl mı? Dört doktor gezip ‘Bu çocuğun hiçbir şeyi yok, kilo da alıyor, ağlaması normal’ tepkilerine rağmen, oğlum bir türlü düzelmiyordu. 2,5 aylık olmuştu ve hayatımız nefes almadan emen bir bebek ve onunla başa çıkmaya çalışan bir annenin savaşına dönüşmüştü. Bir de bunların üzerine problemin ne olduğunu anlamayıp sütümün yaramadığı konusunda diretenlere karşı verdiğim sessiz mücadele vardı ki, en çok da canımı yakan oydu. Ben bebeğimle en değerli bağım olan anne sütünü vermeye çalışırken ve ona bunu verebilmek için aklınıza gelebilecek her şeyi yaparken (sadece süt olsun diye nefret ettiğim her şeyi yedim ve içtim) bir de insanlara bu çocukta başka bir problem var ve ben bu problemi tanımlayan hekim bulana kadar vazgeçmeyeceğimin savaşını veriyordum. Sonunda pes edip her şeyi oluruna bırakmışken 2009’da ortaya çıkar meşhur domuz gribi salgınına karşı yaptırmak istediğimiz zatürre aşısı için gittiğimiz çocuk sağlığı ve hastalıkları hekimi Uzm. Dr. Nadire Uyar sayesinde zor ama neye karşı savaştığımı bildiğim bir yolculuğa başladım. Nasıl mı?

Domuz gribi salgın haline gelmişti. Ben ve oğlum evdeydik. Ancak eşim işi gereği sürekli dışardaydı ve hastalığı taşıyabilirdi. Tabi hastalıklar konusunda paranoyak olunca kesin taşıyacak endişesi ağır basıyordu. Zatürre aşısının özellikle akciğer hasarı veren hastalık konusunda koruyucu olduğunu öğrenince yaptırmaya karar verdik. Ancak 40 lira olan aşının fiyatı 300 TL’ye çıkmış ve piyasada bulunmuyordu. Yani her zamanki gibi ihtiyaç anında her şey karaborsaydı. Ablam sayesinde yeğenimin doktoru Nadire Hanım’a ulaştık. Elinde geçen yıldan kalan aşılar vardı ve yapabileceğini söyledi. Hemen yola çıktık. Oğlum küçük olduğu için o da yanımızdaydı. Önce eşim aşı oldu. Sonra ben aşı olmak için muayenehanesine girdiğimde eşim aradı, oğlum yine ağlamaya başlamıştı ve zapt edemiyordu. Onu da çağırdım yukarı. Oğlumu alıp geldiğinde Alp Buğra ağlamaktan morarmaya başlamıştı. Nadire Hanım görür görmez ‘Laktoz intöleransı olabilir. Ama test edelim’ dedi.

Hemen o meşhur testi yaptırdık: Gaitada gizli kan ve redüktan madde… Sonuç: gizli kan yoktu; ancak redüktan madde vardı. Yani oğlum sütün içerisinde bulunan doğal şekeri sindiremediği için normal gaz probleminden farklı olarak daha yoğun bir gaz problemi yaşıyor ve çok küçük olduğu için bunun üstesinden gelemiyordu. Doktorum anne sütünü bırakmam ve laktoz intöleransını azaltan özel bir mamaya başlamamı söyledi. Tabii hemen o mamayı aldık; ancak anne sütü vermekten de vazgeçmek istemiyordum. Üstelik bu özel mama aynı zamanda ishal kesici özelliğe de sahip olduğu için oğlumda ciddi anlamda kabızlığa neden olmuş ve ağlamaları azalacağı yerde daha da artmıştı.

Bir çıkış yolu arıyorduk.Anne baba olarak araştırmaya başladık ve sonunda Türkiye’ye Eylül 2009’da giren Laktazim isimli damlayı bulduk. Eczacımızdan rica ettik ve özel olarak getirttik. Eczacımız bile Laktoz İntöleransını yeni duymuştu. O kadar bilinmiyordu. Biz damlayı alıp doktorumuza muayeneye gittiğimizde o da böyle bir damla olduğu konusunda bizi bilgilendirmek adına araştırma yapmış bize önermek için hazırlanıyordu. Elimizde damlayı görünce anne sütü verme konusundaki kararlığıma emin oldu. Ondan sonra zorlu bir süreç başladı. Çünkü damla sürekli buzdolabında maksimum 4 derecede durması gereken ve oda ısısında kaldığında bozulan bir damlaydı ve bebeğime her anne sütü vermeden önce bu damladan vererek sonra anne sütü vermem gerekiyordu. Sürekli emmek isteyen ve gaz sancıları yüzünden sabırsız olan oğluma ciyak ciyak bağırırken o damlayı vermek için anne baba olarak ne kadar ter döktüğümüzü ben biliyorum. Damlayı normalde 3 yaşına kadar kullanmamız gerektiğini söylemişti doktorumuz. Ancak 1 yaşına girdiğinde bıraktım. Çünkü oğlum çok hareketliydi ve gazını rahatlıkla çıkarabilir hale gelmişti. Sonrası mı? O inatla oğlumu 23 aylık olana kadar emzirdim. Doktorum hala söyler; ‘Senin yaşadığın problemi yaşayan pek çok hastam pes etti. Bu kadar uzun süredir emziren tek annesin’… Egom okşandı mı sonuna kadar:) Şu an en sevdiği şeyler laktozun en yoğun olduğu süt ve süt ürünleri. Bunu neden mi söylüyorum? Çünkü benimle aynı şeyi yaşayan pek çok anne bu damladan haberdar olmadığı için anne sütü vermeyi keserek içi acıdığı halde özel mamalara yönelmek zorunda kaldı. Araştırmak güzeldir, mutlaka sorgulayın derim ama suyunu çıkarmadan. Suyunu çıkarma konusunda üstüme olmadığı için bu kadar rahatlıkla söylüyorum:)

Bu yazıyı yazma gerekliliği duymamın en önemli nedeni ikinci çocuğumda en korktuğum problemin bu olmasıydı. İlk 40 gün sadece kahvaltı ile beslendim ve neredeyse 3 aylık olmak üzereyiz ama hala çıkabilir korkusuyla akşam saatlerinde hiçbir süt ürünü yememeye çalışıyorum. Dramın dibini yaşıyorum da haberiniz yok:(

Diğer Yazılar

Popüler Yazılar

Hem Tembel Hem Anne!

Uzun zamandır yazmak için oturulan bu bilgisayarın başı uzun süredir yazmak için...

Kadın olmak mı öldürülmeden yaşamaya çalışmak mı?

Anne olmak mı zor kadın olmak mı ya da öldürülmeden yaşamaya çalışmak mı? Aslında bu...

En Baba Dembaba mı?

Futbolun ‘F’sinden anlamayan ben nasıl böyle başlık attım. Hiçbir fikrim yok. Ama hoşuma gitti....

İçimde Doymayan Bir Dev Var!

Var mı var vallahi! Hamileliği 6,5 kiloyla tamamlayarak doktorunu bile dumura uğratan ben doğumdan...

Sirkeli Suya Veda; Ilık Duşa Merhaba!

Yüksek ateşle imtihanımız devam ederken aslında doğru bildiğimiz ya da doğru olduğunu sandığımız şeylerin...

Yüksek Ateş Git Başımızdan!

Bugün yüksek ateşle imtihanımızın 3. günü. Bu 3 gündür ne uyku uyudum ne de rahat...

Kategoriler

Yorumlar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here