Onların Gözünde Eksik Olmayalım! Onlara Sahip Çıkalım

Bugün Dünya Otizm Farkındalık Günü… Aslında farkındayız onların; ancak ne yazık ki onları hayata dahil etmek yerine kapının dışında olmalarını tercih ediyoruz. Kabul edin anneler hamilelik sürecinde en korkulu rüyamız çocuğumuzun otizm tanısı alması.

Emin olun otizm tanısı alan bir çocuk hayata tutunur; önemli olan ailenin bu tanıyı kabul edip en hızlı şekilde onu hayata kazandırmak için adım atması. Bu süreçte atılacak adımları ve nelere dikkat edilmesi gerektiğini Pedagog Seval Uslu Yazıcı anlattı…

Çocuğunuz konuşmak ve ilişki kurmak için kelimeleri kullanmıyorsa dikkat edin!

Otizm, çocuğun içine kapanması, dış dünya ile ilişkilerin azalması, ilginin kaybı anlamına gelir. Sanki çocuk dışarıda olup bitenlerle ilgilenmiyormuş gibi bir algı oluşturur. Başka çocuklarla bir aradayken, o yalnız kalıp, kendi kendine uzun bir süre oyun oynamayı tercih edebilir. Kurgusu olan evcilik gibi oyunlar yerine arabayı ileri geri hareket ettirme, ipi döndürme, kendi etrafında dönme gibi daha otomatik davranışların olduğu oyunları tercih edebilir. Uzun süre çalışan bir çamaşır makinesini seyredebilir. İsmi söylenip kendisine seslendiğinde dönüp bakmaz. Onun ilgisini çekmek için bir nesneye işaret ettiğinizde bakmasını sağlayamazsınız. Konuşmak için yüzüne yaklaştığınızda sizden kaçabilir, göz kontağı kurmakta isteksiz davranır. Bazı durumlarda otistik çocukların anneleriyle daha yakın bir ilişki kurdukları gözlemlenir. Ancak bu çabanın karşılıklı ilişki kurmaya yönelik değil de tek düze bir ilişki şeklinde olduğu dikkati çeker. Çocuk sadece temel ihtiyaçlarının karşılanması için ilişki kurar, su istediğinde annesinin elini tutup sürahiye doğru yönlendirebilir. Bedensel temastan hoşlanmaz ve rahatsız olur. Amaçsız ve anlamsız sesler çıkarabilir. Bazı otistik çocukların kelime haznesine sahip olduğu ancak bu kelimeleri konuşmak ve ilişki kurmak için kullanmadıkları fark edilir. Otizmi ayıran en temel özellik bu durumdur.

 

Konuşmamasının nedeni otizm olabilir!

Genellikle çocuk konuşmaya başlamadığı için aile bu durumu fark eder. Bu da yaklaşık 3 yaşında fark edilmesine neden olur. Ancak öncesinde de bazı otistik eğilimler fark edilebilir. Bunu ancak çocukla çalışan ruh sağlığı uzmanları tespit edebilir. Çocuk gelişen ve değişebilen bir varlık olduğu için tanı koymak için 3 yaşına gelmesi gerekir. Ancak öncesinde fark edilen bazı eğilimler için alınan eğitim\psikoterapi çocuğun tam olarak içine kapanmasını engelleyebilir. Bu nedenle erken tanı önemlidir. Aileler 1-3 yaş erken dönemlerde gördükleri otistik eğilimleri “aslında ilişki kurabilir ancak istemediği için ilgilenmediği” şeklinde yorumlayabilir. Bu durum zaten otizmin altında yatan temel dinamiktir. Otistik çocukların yapmayı istemedikleri için yapılan gelişim tarama testlerinde dil-zihinsel-sosyal-özbakım becerilerinde geri kaldıkları görülmektedir. Genellikle yürüme, koşma gibi kaba motor faaliyetleri yaş düzeyindedir. Çocuğunuz akranları gibi iletişim kurmak yerine yalnız kalmayı tercih ediyorsa, ilişki kurmak istemiyor, insanlardan kaçıyorsa mutlaka bir uzmana başvurun. Çünkü hastalığın derecesi eğitimler ve psikoterapi ile azaltılabilir.

Diğer Yazılar

Popüler Yazılar

Hem Tembel Hem Anne!

Uzun zamandır yazmak için oturulan bu bilgisayarın başı uzun süredir yazmak için...

Kadın olmak mı öldürülmeden yaşamaya çalışmak mı?

Anne olmak mı zor kadın olmak mı ya da öldürülmeden yaşamaya çalışmak mı? Aslında bu...

En Baba Dembaba mı?

Futbolun ‘F’sinden anlamayan ben nasıl böyle başlık attım. Hiçbir fikrim yok. Ama hoşuma gitti....

İçimde Doymayan Bir Dev Var!

Var mı var vallahi! Hamileliği 6,5 kiloyla tamamlayarak doktorunu bile dumura uğratan ben doğumdan...

Sirkeli Suya Veda; Ilık Duşa Merhaba!

Yüksek ateşle imtihanımız devam ederken aslında doğru bildiğimiz ya da doğru olduğunu sandığımız şeylerin...

Yüksek Ateş Git Başımızdan!

Bugün yüksek ateşle imtihanımızın 3. günü. Bu 3 gündür ne uyku uyudum ne de rahat...

Kategoriler

Yorumlar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here