Giden Kadınlara Selam Olsun!

Bir kadına ne verirseniz, onu daha da büyüterek alırsınız demiş Aziz Nesin. Doğru aslında bir kadın sizin aynanızdır. Düşünün pırıltılı ışık vurduğunda kenarlarındaki yaldızlardan gözünüzün kamaştığı bir aynayı alıp evinize astığınızı. Ayna ışık aldığı, gerekli bakım ve temizliğini yaptığınızda gözünüzü kamaştırmaya devam eder. Ne zaman ki siz aynaya bakmayı bırakır, günlük hayatın telaşlarının peşine düşer; onun varlığını bir ağaçmış ve hep orada kalacakmış gibi görüp ilgilenmeyi bırakırsanız o zaman tozlar işlemeye başlar aynanın bedenine. Küçük küçük, belki de gözle görülemeyen bu tozlar zamanla o ışıltıyı perdelemeye başlar, önce fark etmezsiniz, ‘Tozlanmış’ der geçersiniz. Aslında tozlanan ayna değildir. Sizin ruhunuzdaki tozlar aynanın bedenini kaplamaya başlamıştır.

Bir süre sonra ayna tozdan görünemez hale gelir. İşte kadın öyledir aslında. Hayatınıza dahil ettiğiniz anda sizinle mutluysa ışığıyla parlar, sizi de parlatır. Minicik bir dokunuşla hayatınız hiç ummadığınız kadar mutluluk, neşe ve huzurla dolabilir. Bazen çok konuşanına rastlarsınız ilk başta kuş cıvıltısı gibi gelen sesler sizi rahatsız etmeye başladığında emin olun bülbülün de sesi soluklaşmaya, cıvıltısı azalmaya başlar. Kadın konuşursa mutludur. Susmaya başlarsa asıl o zaman başlar yalnızlık. Aynanın yaldızları birer birer dökülmeye başlar. Önemli olan ilk dökülme başlamadan fark etmektir yıpranmayı. Kadın söyler, kadın dert yanar, kadın kavga eder, kadın bağırır, kadın ağlar. Hepsi aslında kendini ifade etme şeklidir. Ama kadın susarsa o zaman gider.

Mutlulukla kutlanan bir 8 Mart olmasını çok dilerdim. Neden mi böyle bir yazı yazdım? Çünkü bu sıralar çevremde susan, cıvıltısı azalan ve giden kadınlar fazla. Bunu azaltmak için sadece kadının eşi, sevgilisi olmanıza gerek yok. Sadece arkadaşı olun. Onun kahkahasını duymak için biraz çaba harcayın. Emin olun o sizi cıvıltıların olduğu bir bahçeye taşıyacaktır.

Ne demiş üstat:

Bir kadına ne verirseniz verin, onu daha da büyük hale getirir. Ona sperm verirseniz, size bir çocuk verir. Ona bir ev verirsiniz, size bir yuva verir. Ona sebze verirsiniz, size yemek verir. Ona bir gülücük verirsiniz, size kalbini verir. Ona bir şarkı söyleyin, size konser verir. Kendisine verileni çarpıp çoğaltarak geri verir. Bu yüzden ona çamur atarsanız, karşılığında bir bataklıkta boğulmaya hazır olun.

Diğer Yazılar

Popüler Yazılar

Hem Tembel Hem Anne!

Uzun zamandır yazmak için oturulan bu bilgisayarın başı uzun süredir yazmak için...

Kadın olmak mı öldürülmeden yaşamaya çalışmak mı?

Anne olmak mı zor kadın olmak mı ya da öldürülmeden yaşamaya çalışmak mı? Aslında bu...

En Baba Dembaba mı?

Futbolun ‘F’sinden anlamayan ben nasıl böyle başlık attım. Hiçbir fikrim yok. Ama hoşuma gitti....

İçimde Doymayan Bir Dev Var!

Var mı var vallahi! Hamileliği 6,5 kiloyla tamamlayarak doktorunu bile dumura uğratan ben doğumdan...

Sirkeli Suya Veda; Ilık Duşa Merhaba!

Yüksek ateşle imtihanımız devam ederken aslında doğru bildiğimiz ya da doğru olduğunu sandığımız şeylerin...

Yüksek Ateş Git Başımızdan!

Bugün yüksek ateşle imtihanımızın 3. günü. Bu 3 gündür ne uyku uyudum ne de rahat...

Kategoriler

Yorumlar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here