Benim Çocuğum Deli Değil!

 

Büyük oğlum ana sınıfına ikinci defa gidiyor. Okula 7 yaşında başlayacak. Bu kararı verirken çok düşündük. Hatta arkadaşlarından geri kalır mı diye de endişelenmedik değil! Ancak doğru bir karar verdiğimize giderek emin oluyorum…

Evde kral muamelesi gören büyük oğlum kurt kesilip beni delirtse de okulda kuzuya dönüşüp itinayla ilk dayağını geçen yıl yemeği başardı. Eve geldiğinde çok kızgın ve üzgündü. Çünkü hakimiyetini kaybetmişti ve elinden hiçbir şey gelmiyordu. Akran zorbalığına uğramıştı ve bunu yapan kişi de kendi ailesinde yaşadığı kendilerince sevgi gösterme şekli olan şiddeti düzenli olarak görüyordu. Aile bunu o kadar normal karşılıyordu ki; sınıfın belalısı haline gelen çocuğun elinden geçmemiş, dayağını yememiş çocuk kalmamıştı. Velilerle konuştukça bunu öğrenmeye başlamıştım. Öğretmenle konuştuğumda öğretmenin söyledikleri de beni şaşırtmıştı. Anneyi konuyla ilgili uyardığında ve çocuğunun uzman desteği alması gerektiğini söylediğinde anne bu durumun çok normal olduğunu zaten abinin de kardeşini sert sevdiğini dile getirerek uzmana başvurmalarının gerekli olmadığı konusunda direniyordu. Öğretmene anneyi bir de benim yöntemimle uyarmasını söyledim. Yöntem ne miydi? Çok basit:) Korkutuyorsa korkutmak gerekir… Öğretmene konuya hiç müdahil olmadan velilerden şikayet geldiğini, çocuğu ve kendi yaklaşımı konusunda bir uzmandan destek almazsa sınıftan uzaklaştırılması yönünde gerekli mercilere başvurulacağını iletmesini istedim. Sonuç mu? Aylardır ikna edemediği veli; yabancılaştırma ve oğlunun dışlanması korkusuyla uzmanla görüşmeyi kabul etti. Çocuğa mı ne oldu? Uzman desteğinin ardından diğer çocuklarla arkadaş olabileceğini fark etti. Yıl sonuna doğru benim oğlumun kankisi bile olmuştu desem:) Evet, kötü müyüm? Bazen… Cadı mıyım? Sonuna kadar…

Aslında burada altını çizmek istediğim kıssadan hisseye ulaştığım, çocukların gelişiminde ancak bir problem yaşadığımızda uzmana başvurma yanılgısına düşmemiz. Bir uzmandan destek almamız çocuğumuzun problemli olduğunu göstermez, aksine sağlıklı bir beden gelişimi ne kadar önemliyse; ruhsal gelişimi de o kadar önemli. Anne olarak çocuğumuzu en iyi gıdalarla besliyoruz; peki, ruhunu ne kadar besliyoruz? O zarar görmesin diye yanlışlarını hiç örtmedik mi? Her fırsatta… İtiraftan kaçınmayın. Anneyiz tabi ki o bizim kuzumuz ve asla zarar görmemeli. Peki, ya başkalarına zarar veriyorsa ve bunu göz ardı ediyorsak. İşte o zaman o çocuk değil; biz suçluyuz.

Konuyla ilgili Çocuk ve Ergen Psikolojisi konusunda hastalarıyla iletişimini çok sevdiğim Klinik Psikolog Özge Özkan’ın bir yazısını paylaşıyorum. Annelerin en çok merak ettiği soruları yanıtladığı bu yazıyı okuyun derim:)

Ne zaman psikoloğa başvurmalıyım?

Çocuğunuzda gece korkuları, fobiler, kaygı bozukluğu, parmak emme (bebeklik dışında), tırnak yeme, öfke ve saldırganlık, altını ıslatma, dışkı kaçırma veya tutma, kekemelik, tikler, yalan söyleme, çalma, kardeş kıskançlığı, cinsel sorunlar ve mastürbasyon, yeme ve uyku bozuklukları, içe kapanıklık, aşırı inatçılık gibi problemler varsa en kısa sürede bir uzmana başvurmanız gerekir.

Uzmandan Destek Almak İçin Problem Yaşamayı Beklemeyin!

Psikiyatrist ya da psikoloğa gitmek için çocukların herhangi bir sorun yaşamasını veya bir hastalık, davranış bozukluğu geliştirmesini beklemek yanlıştır. 0-6 yaş döneminde çocukları, gelişim kontrolü yaptırmak için düzenli aralıklarla bir uzmana götürmek gerekir. Gelişim kontrolü seanslarında çocukların gelişimleri fiziksel, hareket, dil, sosyal-duygusal, zeka gelişimi olmak üzere 5 grupta incelenir. Bu seanslara psikoloğun da onayıyla, anne-babalar, çocuk bakıcıları veya çocukla ilişkide olan diğer aile büyükleri de katılabilir. Gelişim kontrolleri sayesinde;

Çocuğunuzun gelişiminin normal olup olmadığını ve gelişimini desteklemek için neler yapabileceğinizi öğrenirsiniz.

Geriden gelen gelişim alanlarını ve bu alanları desteklemek için yapmanız gerekenleri öğrenirsiniz. Psikoloğunuz size bu alanı geliştirmenizi sağlayacak egzersizler, oyun ve oyuncaklar önerecektir. Örneğin, siz çocuğunuzun konuşma problemi olduğunu ancak 18. ayda fark edebilirsiniz, ancak bir psikolog bunu 8-10 aylar arası fark edip, dil gelişimini destekleyici egzersizlere ağırlık vermenizi sağlayabilir. Bu şekilde sorunlar çıkmadan önleyebilirsiniz.

  • Çocuğunuzun zayıf ve güçlü yönlerini, eğilimlerini ve bunları geliştirme yollarını öğrenirsiniz.
  • Farkına varmadan yaptığınız hataları görme ve düzeltme olanağı bulursunuz.
  • Çocuğunuzla sağlıklı iletişim kurmayı öğrenirsiniz.
  • Çocuğunuzla oyun oynamayı ve ona herhangi bir şeyi doğru yöntemlerle öğretmeyi öğrenirsiniz.
  • Spor, sanat veya bilimin herhangi bir dalına çocuğunuzu sağlıklı bir şekilde yönlendirmeyi öğrenirsiniz.
  • Yaşına göre hangi oyun ve oyuncakları tercih etmeniz gerektiğini öğrenirsiniz.
  • Çocuğunuzun içinde bulunduğu dönemle ilgili gerekli bilgileri (8 ay civarı yabancılardan korkma, 12 ay civarı özgürlüğünü ilan etme, 18 ay civarı tuvalet eğitimine hazırlık gibi) ve bu dönemlerde dikkat etmeniz gereken konuları öğrenirsiniz.
  • Ortaya çıkabilecek olası uyum ve davranış bozuklukları ve hastalıkları hızla teşhis edebilme, önlem alabilme ve tedaviye başlayabilme olanağı bulursunuz.

Gelişim kontrollerine başlamak için en ideal dönem 6-8 aylar arasıdır. Psikologlar gelişim kontrollerini farklı periyotlarla yapabilirler. Çocuğun gelişimine göre seanslar daha sık yapılabilir. Ancak gelişimi normal çocuklar için genellikle aşağıdaki program yeterli olur.

6-36 ay arası: 2 ayda bir görüşme

3-6 yaş arası: 4 ayda bir görüşme

Davranış ve uyum bozuklukları, hastalıklar, sakatlıklar

Aileler, yaygın gelişimsel bozukluklar, cinsiyet anomalileri ve kromozomal bozukluklar için psikologlara başvurabilir. Örneğin, otizm, hiperaktivite ve dikkat dağınıklığı, down-sendromu, zeka geriliği, konuşma bozuklukları, öğrenme güçlükleri gibi hastalıkların tedavisinde psikologlardan yardım alınabilinir. Bu hastalıklarda tıbbi tedavi gerekliyse, psikologlar ve psikiyatrlar destek tedavi programlarını yürütürler. Bunun dışında bu hastalıkların tanısının konamadığı durumlar olabilir, ancak çocuğun hastalığa eğilimi vardır; bu durumlarda tıbbi tedavi uygulanamaz ama bir psikologla düzenli çalışarak, egzersiz yapılarak sorunu tamamen çözmek veya sorunun ilerlemesini engellemek mümkün olabilir.

Uyum sorunları ve davranış bozukluklarının tedavisinde çoğunlukla psikolojik yardım tek başına yeterli olmaktadır. Bu sorunlar çok yaygındır ve birçok aile bunları yardım almayı gerektirir bir sorun olarak görmez. Anne-babalar genellikle, bu tip sorunların kendiliğinden geçmesini bekler veya sorunu gidermek için o kadar sağlıksız yöntemler dener ki, sorun yer değiştirerek başka bir forma girer veya büyüyerek çözülemez hale gelir.

Psikolojiyle ilgili sorulara yanıt

Aileler çocuklarının psikolojilerine zarar vermeden bazı basit sorunları çözebilmek için de psikologlara başvurabilirler. Bu sorunların bir kısmı basit önerilerle giderilebilir. Sağlıksız yöntemlerle çözüldüğünde ise yukarıda sayılan uyum bozukluklarına veya duygusal sorunlara yol açabilir. Sorunların hepsinin çocukluk çağlarında ortaya çıkmadığını, çocukluk dönemlerinde yaşanan olayların ve sağlıksız eğitim yöntemlerinin ergenlik ve yetişkinlik dönemlerinde ortaya çıkan sorunlara zemin hazırladığını da unutmamak gerekir. Ailelerin yanıtlarını merak ettiği sorulara aşağıdaki örnekler verilebilir;

•        Çocuğumu kreşe hangi yaşta göndermeliyim?

•        Yüzümüze vuruyor, bu davranışından nasıl vazgeçirebilirim?

•        Çok inatçı, her dediği yapılsın istiyor, ne yapabilirim?

•        Yatağını ne zaman ayırmalıyım?

•        Bana çok düşkün, onu kendimden nasıl uzak tutabilirim?

•        Ders çalışmayı sevmiyor, nasıl ders çalışmasını sağlayabilirim?

•        Okula gitmek istemiyor, ne yapmalıyım?

•        Kardeşine vurmasını nasıl engellerim?

Psikologlarla ve Psikiyatrlarla ilgili yanlış bilgiler

•        Psikiyatr herkese uygulanabilen hazır reçeteleri vardır.

•        Psikologların ve Psikiyatrların sihirli değnekleri vardır; bir seansta sorunları ortadan kaldırırlar.

•        Psikologlara her şeyi anlatmaya gerek yoktur, ailelerin sırlarını paylaşmaları gerekmez.

•        Psikiyatra veya Psikoloğa gitmek için hastalık geliştirmek gerekir.

•        Psikiyatrlara sadece tedavi amacıyla gidilir, bir sorun yoksa ve her şey yolundaysa gidilmez.

•        Psikiyatr veya Psikoloğa danışmanlık ve kontrol amacıyla gidilmez.

•        Psikologlar ve Psikiyatr sizin fark edemediğinizi fark edemez; sizin çocuğunuzu sizden daha iyi tanıyamaz.

Diğer Yazılar

Popüler Yazılar

Hem Tembel Hem Anne!

Uzun zamandır yazmak için oturulan bu bilgisayarın başı uzun süredir yazmak için...

Kadın olmak mı öldürülmeden yaşamaya çalışmak mı?

Anne olmak mı zor kadın olmak mı ya da öldürülmeden yaşamaya çalışmak mı? Aslında bu...

En Baba Dembaba mı?

Futbolun ‘F’sinden anlamayan ben nasıl böyle başlık attım. Hiçbir fikrim yok. Ama hoşuma gitti....

İçimde Doymayan Bir Dev Var!

Var mı var vallahi! Hamileliği 6,5 kiloyla tamamlayarak doktorunu bile dumura uğratan ben doğumdan...

Sirkeli Suya Veda; Ilık Duşa Merhaba!

Yüksek ateşle imtihanımız devam ederken aslında doğru bildiğimiz ya da doğru olduğunu sandığımız şeylerin...

Yüksek Ateş Git Başımızdan!

Bugün yüksek ateşle imtihanımızın 3. günü. Bu 3 gündür ne uyku uyudum ne de rahat...

Kategoriler

Yorumlar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here